MeyvaliköyüHaber
Rize Haber
Trabzon Haber
Artvin Haber
Fındıklı Haber
Pazar Haber
Ardeşen Haber
Çayeli Haber
Arhavi Haber
Spor Haber
Siyaset Haber
Türkiye Haber
Teknoloji Haber
Sağlık Haber
Adsl kota
Adsl kota
Destanlar
Festivaller
İlanlar
Komedi
Laz müzigi
Laz tarihi
Laz fikralar
Laz alfabesi
Laz yemekleri
Link adresleri
Makale
Oyunlar
Programlar
Rizeli ünlüler
Videolar
Turizm
Sanatçilarimiz
Yönetim
Rize ilçeleri
Findikli
Ardesen
Çayeli
Çamlihemsin
Ayder
Hemsin
Pazar
Güneysu
Kalkandere
İkizdere
Derepazari
İyidere
Kalkandere
Karadeniz illeri
Artvin
Rize
Trabzon
Giresun
Bayburt
Ordu
Tokat
Samsun
Amasya
Kastamonu
Bolu
Safranbolu
Zonguldak
Yaban hayat
Atmaca
Avcilik
Av resimleri
Tarim
Çay
Findik
Kivi
Yetişenler
Turizm ve Ulasim
 
Giresun ili hakkında bilgiler

Karadeniz Bölgesinin Dogu Karadeniz Bölümünde yer alan Giresun Ili'nin, dogusunda Trabzon ve Gümüshane, batisinda Ordu, güneyinde Sivas ve Erzincan, güneybatisinda yine Sivas, kuzeyinde de Karadeniz bulunmaktadir. Il topraklari kiyida yer alan dar ova seridi, bunun arkasinda yükselen ve kiyiya paralel uzanan daglardan olusur. Giresun Daglari genellikle 2.000-3.000 m. yüksekligindedir. Bunlardan en yüksek noktasi 3.700 m. yüksekligindeki Karagöl Dorugu olup, Balaban, Gavur Dagi Tepesi, Cankurtaran, Kirkkizlar da diger yükseltileridir. Egribel Geçidi, Sehitler Geçidi, Findikbel Geçidi bu daglar arasindaki geçitlerdir. Bu daglarin denize bakan yamaçlarinin alçak kesimlerinden baslayan ormanlar bulunmaktadir. Il genelinde az yer kaplayan ovalarin büyük bölümü kiyi kesiminde toplanmistir. Bu ovalar, su sorunu olmayan verimli tarim alanlaridir. Kiyi kesimlerden baska, iç kesimlerde Kelkit Vadisi'nde Avutmus Deresi'nin Kelkit Çayi ile birlestigi bölümde küçük, bazi düzlüklere rastlanir. Giresun Daglarinin 2000 m. yi asan bazi kesimlerinde hayvancilik açisindan önem tasiyan birçok yayla yer alir. Giresun Daglari üzerindeki bu yaylalarin baslicalari, Kümbet, Kulakkaya, Bektas, Tamdere, Karagöl, Egribel, Kazikbeli yaylalaridir. Aksu ve Batlama vadileri arasinda denize dogru uzanan bir yarimada üzerinde kurulan kent merkezinin dogusunda, kiyidan 2 km. uzaklikta Dogu Karadeniz'in tek adasi olan Giresun Adasi (Aretias) bulunmaktadir. Giresun Daglari çok sayida akarsu ile bölünmüstür. Bunlarin basinda Harsit Çayi (Dogankent) ile Kelkit Irmagi ve kollari gelmektedir. Giresun ve Gümüshane daglarinin kuzey yamaçlarindan çikan Özlüce Deresi, Yaglidere, Aksu ve Pazarsuyu Deresi de onlari tamamlamaktadir. Bunlardan Harsit Çayi üzerinde Dogankent I ve II hidroelektrik santralleri kurulmustur. Yüzölçümü 6.934 km2 olup, toplam nüfusu 524.010'dur.

Ilin ekonomisi findik üretimi, ticareti, balikçilik, tarim ve hayvanciliga dayalidir. Ilin ekilebilen alanlari kisitli oldugundan, kiyida yasayanlar findik yetistiriciligi ve balikçilikla, iç kesimlerde yasayanlar da tarim ve hayvancilikla ugrasmaktadir. Findik, misir, bugday, patates, arpa, elma, armut, kiraz, incir, üzüm, ceviz, sebze ve az miktarda da çay, turunçgiller ve seker pancari üretimi yapilmaktadir. Ilin iç kesimlerinde yasayan halk, kiyi kesimlerine inerek findik toplama isinde çalisirlar. Yaylalarda küçükbas hayvan yetistirilir. Alucra ve Sebinkarahisar'da sigir besiciligi yapilir. Ilde kagit fabrikasi, süt ürünleri, findik ve çay isleme tesisleri bulunmaktadir. Ayrica orman ürünleri, dokuma, tekne yapimi, findik kirma, gida, kolonya ve çamasir suyu gibi küçük sanayi isletmeleri bulunmaktadir. Giresun Tamzara dokumalari ile de ün yapmistir. Rezervleri çok kisitli da olsa çesitli maden kaynaklari bulunmaktadir. Espiye yöresinde bakir, çinko; Görele'de demir; Tirebolu'da bakir, kursun, bentonit, barit ve mermer; Sebinkarahisar'da bakir, kursun, uranyum, alünit, flüorid; Dereli'de barit ve mermer, Il Merkezinde bakir, çinko, kaolin yataklari bulunmaktadir.

Giresun yöresinin tarihte ismi ilk kez MÖ.XV.yüzyilda Hitit kaynaklarinda Azzi Ülkesi olarak geçmistir. Bölge, Hititlerden sonra Frigyalilara baglanmis, Iskit ve Kimmerler Frig Kralligini yiktiktan sonra bu bölgeye Miletoslular yerlesmistir. Karadeniz Bölgesi'nde 90'a yakin koloni sehri kuran Miletoslular, Giresun ve Tirebolu sehirlerinin de kurucularidir. Miletoslular buraya yerlesmekten çok yörenin yer alti ve yer üstü kaynaklarindan yararlanmak amacinda idiler. Miletoslular Giresun'un bulundugu yerde Kerasous ismini verdikleri bir kent kurmuslardir. Türkçe'de hiçbir anlami olmayan Giresun ismi Kerasous'tan kaynaklanmaktadir.

MÖ. VI.yüzyilda yörede baslayan Pers egemenligi Büyük Iskender'in MÖ.331'de onlari yenmesine kadar sürmüstür. Kerasous Kapadokialilarin denetimine geçmis ve bunu Makedonya yönetimi izlemistir. Pontus Krali I.Pharnakes MÖ.183'te Kerasous'u ele geçirmis ve onun hemen yakinina Pharnakeia isminde bir kent kurmustur. Pontus döneminde burasi önemli bir maden üretim merkezi idi. Romalilarin döneminde bu durum devam etmistir. Giresun'da Romalilar tam bir hakimiyet kurmamis, Roma yönetiminin ilk dönemlerinde Romali yazarlardan Ammianus Marcel'e göre Romali komutan Lucullus buraya geldiginde yabani kiraz agaçlarini görmüs ve bu agacin fidanlarini Roma'ya götürmüstür. Bu bilgi kirazin dünyaya Giresun'dan yayildigi inancinin kaynagi olmakla birlikte, Roma'da daha önce de kirazin varoldugu belirtilmektedir.
Giresun Romalilarin ardindan Bizanslilarin denetimine geçmistir. Bizans egemenligi döneminde Helen uygarliginin büyük bir hizla gelisip yayilmasina karsilik, Bizans Imparatorlari, ülkelerinin içerisinde yasayan ve baska soydan gelen insanlari asimile etmeye çalismislar ve bu yolda en çok dil ve dinden yararlanmislardir. Bunun için de Dogu Karadeniz'in ormanlik alanlardaki topluluklari itaat altina almak için ormanlar kesilerek yollar açilmis, yol boylarina muhafiz kulübeleri yapilmis, bir grup Hiristiyan Bulgar Türk'ü de getirilip bölgeye yerlestirilmistir. Bizanslilar bu yolda çaba harcarken 705 yilinda ilk kez Arap ordulari bölgeye gelip Islamligi tanitmaya baslamistir.
XIII.yüzyilda yöre Pontus Kralligi'na baglanmistir. Haçlilar, Bizans'in baskenti Istanbul'u ele geçirince (1204) Imparator Komnenos'un çocuklari Trabzon'u alip burada Trabzon Rum Imparatorlugu kurmuslardir. Giresun da bu devletin sinirlari içinde yer almistir. Anadolu Selçuklu Devletine vergi vermeyi kabul eden ve 1244'te Mogollarin egemenligi altina giren Trabzon Rum Devleti,Türklerin bir eyaleti haline gelmistir. Trabzon'a bagli bulunan Giresun ve çevresi Mogol nüfuzu altina girmistir. Bu dönemde Oguzlarin Üçok koluna mensup boylardan biri olan Çepniler; Ordu, Giresun ve Trabzon illeri sinirlarina yerlesmeye baslamislardir. Giresun'un Türklesmesi, Anadolu Selçuklu devletinin çöküsünden sonra Anadolu Selçuklu Beylikleri döneminde daha da artarak devam etmistir. Türkmenler, Sinop, Samsun bölgesine hakim olduktan sonra, 1297'de Ünye yöresini ele geçiren Çepniler, Trabzon'a kadar akinlarda bulunmuslardir. Bu tarihlerden itibaren Karadeniz'de ticaret kolonileri kurmaya baslayan Cenevizlilerin de sehirde temsilcileri oldugu sanilmaktadir. Dolayisiyla burada ayrica Ceneviz nüfusu da etkili olmustur.
XIV. Yüzyilin baslarinda Çepni Türkmenlerini akinlari sirasinda kalenin ele geçirildigi sanilmaktadir. Çepni Türkmenlerinin Beyi, Bayram Bey Ordu ve çevresini kontrolü altina almis, oglu Haci Emir Bey döneminde bölgeye “ Bayramlu Beyligi” denilmistir. Bu beylik, Tramzon Rum Imparatorlugu'nu baski altina almis, sonunda Haci Emir Bey'in oglu Emir Süleyman Bey 1397'de Giresun'u ele geçirmistir. Onun zamaninda Giresun ve çevresinin Türklesmesi saglanmistir. Bu beylik iç ve dis çatismalar sonucunda zayiflamis ve Sivas'taki Haci Burhanettin'in hakimiyetine girmis, Onun devletinin sinirlari içerisinde kalmistir. Bugüne kadar yanlis bir tarihi yanilgi olarak Giresun'un Türklesmesi Fatih Sultan Mehmet'in 1461'de Trabzon'u fethiyle birlikte gösterilmistir. Oysa, Giresun, Osmanli Devletine bu tarihte katilmis, ancak Giresun'un Türklesmesi 1397'de Bayramlu Çepni Türkmen Beyi Emir Süleyman Bey'in Giresun'u fethetmesiyle gerçeklesmistir. Timur'un egemenligine 1402'de giren Giresun'u, Fatih Sultan Mehmet sehri vergiye baglamis (1453) ancak vergisini vermedigi için sehri 1456'da kusatmistir. Trabzon Rum Imparatorlugu 1461'de karsi koymadan sehri Osmanlilara teslim etmistir. Osmanli yönetimi sirasinda bir liman sehri olarak önemli bir gelisme göstermistir. XVI.-XVIII.yüzyillar arasinda Giresun ve çevresinde eskiyalik hareketleri ve yagmalamalar görülmüs, II.Mahmut döneminde yöre kesin olarak Osmanli'nin kontrolü altina girebilmistir.

XIX.yüzyil sonlarinda Trabzon vilayetinin merkez sancagina bagli bir kaza merkezi idi. Mondros Mütarekesi sonrasinda (30 Ekim 1918) yörede bir Pontus yönetimi kurmak isteyen Pontus çeteleri ile buna karsi çikan Türkler arasinda çatismalar olmustur. Izmir'in isgalinden sonra Giresunlular olusturduklari gönüllü birliklerle Kurtulus Savasi'na katilmislardir.

I.Dünya Savasi'nda Bayburt cephesinde savasan 37. Firkanin, basinda Topal Osman'in bulundugu, Giresunlulardan olusan gönüllü bir birlik vardi. Bu birlik, Harsit Irmagi çevresinde Rus saldirilarini geri püskürtmüs, 14 Subat 1914 günü Kanlidere mevkiinde Rus ordusu yenilmis ve Giresun çevresinin isgali önlenmistir. Bunun ardindan Giresunlular birleserek Batum'a gitmisler, Dogu Karadeniz'in isgalini önlemek yolunda da büyük mücadele vermislerdir. 15 Mayis 1919'da Izmir'in isgaliyle Giresun'da da sokaga dökülen yerli Rumlar, taskinliklarini artirmaya baslayinca, 17 Mayis 1919'da Giresunlular büyük bir miting düzenlemislerdir. Bunun üzerine yerli Rumlar daha da ileri giderek, Ingiliz Hükümetiyle isbirligi yapip, Rum Pontus Hayalini bu karisik dönemde gerçeklestirebilmenin yollarini aramislardir. Siyasi olaylar bu sekilde gelisirken, Dizdarzade Esrefbey'in baskanliginda, Niyazi Tayyip, Doktor Ali Naci, Ethem Nazif ve Ibrahim Hamdi'den olusan ilk Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti subesi Giresun'a da açilmistir. Ardindan Giresun'dan 1000 kisilik bir tabur Kars'a Kazim Karabekir'in emrine gönderilmistir.

Atatürk, muhafizligini yapmasi için Giresunlu gönüllülerden bir manga asker isteyince, Osman Aga tarafindan bu sayi daha sonra 250'ye kadar yükseltilmistir. Bu birligin resmi adi "Giresun Gönüllü Müfrezesi"dir. Atatürk yine Milli Mücadeleye baslanacagi günlerde bir alay kurma emrini vermis, bunun sonucunda 47. Alay kurulmustur. Bu alay Koçgiri Isyaninin bastirilmasinda etkili olmustur. Daha sonra Binbasi Hüseyin Avni Bey'in komutasinda 42. Alay da teskil ettirilerek Samsun'daki Pontus Rumlarinin üzerine gönderilmistir. Bu iki Alay, Samsun'da birleserek Sakarya cephesine sevk edilmistir. Sakarya Savasinda basta Hüseyin Avni Bey olmak üzere 42. Alayin büyük bir kismi sehit olmustur.
Cumhuriyetin ilanindan sonra 1923'te il merkezi olmustur.
Giresun'da günümüze gelebilen tarihi eserler arasinda; Giresun Adasi, Giresun kalesi (MÖ.II.yüzyil), Haci Hüseyin Camisi (1594), Kale Camisi (1830), Seyyidi Vakkas Türbesi (1461), Topal Osman Aniti, Haci Miktat Camisi (1661), Çekek Camisi, Soguksu Camisi, Seyh Keramettin Camisi, müze olarak kullanilan eski Rum Kilisesi (XVIII.yüzyil), Meryem Ana Ziyaretgahi, Pontus Kralligi'ndan ve Roma çagindan kalan sur kalintilari, Kemer Köprü bulunmaktadir. Ayrica Türk sivil mimari örneklerinden Giresun ve yayla evleri günümüze iyi bir konumda gelmistir. __________________
Giresun Gezgin Gözüyle


Giresun Kalesi: Oldukça zengin bir tarihi kültüre sahip olan kale, sehrin merkezine kurulmustur. Kalede Milli Mücadele Kahramani Topal Osman Aga'nin anit mezari, tarihi saray kalintilari, magaralar, kaba taslarla örülmüs surlar ve tas kabartmalar görülebilecek önemli noktalardir.Giresun Adasi: Karadeniz'in tek adasi olan Giresun Adasi kiyidan bir mil açikta yer almaktadir. 40.000 metrekare alana sahip olan ada, Aksu senliklerinde ve yaz aylarinda özel seferlerle ziyaret edilmektedir.

Katolik Kilisesi (Çocuk Kütüphanesi ): Çinarlar mahallesinde Çocuk Kütüphanesi olarak hizmet veren bina 18. yy. gotik mimarisi tarzinda insa edilmistir. Günümüze kadar özgün yapisini korumustur.
Seyyit Vakkas Türbesi: Kapu Mahallesi'nde bulunan 19. yy.dan kalma bir türbedir. Fatih Sultan Mehmet zamaninda büyük yararliliklar gösteren ve bir çatisma sirasinda sehit düsen uç beyi Seyyit Vakkas'a aittir. Kendisi 15.yy.da yasamis olmasina ragmen türbesi 19. yy.da yaptirilmistir.
Geleneksel Giresun Evleri: Kalenin güneydogusunda yer alan ve Zeytinlik Mahallesi adini alan semt eski tarihi Giresun evlerinden olusur. Korunmaya alinmistir ve ziyaretçilerin ugrak yeridir. Eski evlere merakli olanlar için gezilip görülecek ilginç bir semttir.

Giresun Yaylalari: Giresun-Trabzon sahil yolu üzerinde ve Giresun kent merkezine yaklasik 4 km. mesafede bulunan Aksu Deresi Agzi'nda da gezi eglenme ve dinlenme amaciyla binlerce kisi bir araya gelir. Halen her yil 20-23 Mayis tarihleri arasinda tertiplenen "AKSU SENLIKLERI" ile yüzlerce yillik geçmise sahip Mayis Yedisi gelenegi yasatilmaya çalisilmaktadir.

Giresun Cami ve Mescitleri


Haci Hüseyin Camisi (Merkez)

Giresun Haci Hüseyin Camisi'ni Trabzon Vakiflar Müdürlügü'ndeki kayitlara göre Çobanoglu Haci Hüseyin 1594 yilinda yaptirmistir. Sonraki yillarda yikilan camiyi Dizdaroglu Murat Bey'in kizi Ayse Emetullah Hanim 1861 yilinda yeniden yaptirmistir. Bunu belirten bir kitabesi Arapça sülüs yazi ile giris kapisi üzerine yerlestirilmistir. Cami avlusundaki mermer sadirvan da kitabesinden ögrenildigine göre Hattatzade Haci Ömer Aga tarafindan 1901 yilinda yaptirilmistir.

Cami kareye yakin dikdörtgen planlidir. Kesme tastan yapilmis olup, giris kapisi yuvarlak kemerlidir ve iki yanina sütunlar yerlestirilmistir. Disaridan yapilmis bir merdivenle üst kattaki kadinlar mahfeline çikilmaktadir.


Haci Mikad Camisi (Merkez)

Giresun'da Haci Mikad Camisi'nin üç ayri kitabesi bulunmaktadir. Bunlardan ögrenildigine göre Haci Mikad Aga tarafindan 1661 yilinda yaptirilmis, Haci Çalik Kapudan tarafindan camiye 1841'de hayrat yapilmis, Haci Ismail Efendi tarafindan da l889 yilinda yeniden yaptirilmistir.


Kale Cami (Merkez)

Giresun Hükümet Konagi yakinindaki meydanda bulunan Kale Camisi'nin üzerindeki kitabelerden ögrenildigine göre Dizdarzade Emetullah Hanim l830 yilinda yaptirmistir. Emetullah Hanim ayni zamanda Giresun Haci Hüseyin Camisini de l861 yilinda yaptirdigi vakif kayitlarinda yazilidir. Ancak her ikisinin ayni kisi olup olmadigi aradaki zaman farkindan ötürü biraz süphelidir. Zamanla harap olan cami üzerindeki ikinci bir kitabeden 1911-1912 yillarinda Sari Mahmutzade El-Hac Mustafa Efendi tarafindan yeniden yaptirildigi ögrenilmektedir.

Kesme tastan yapilan cami Neo-klasik dönem özelliklerini tasimaktadir. Kare kaide üzerine merkezi bir kubbe ile örtülüdür. Beden duvarlarinda hafifi sivri kemerli ikiser pencere, ikinci sirada da üçlü grup halinde alçi pencereler ile ibadet mekani aydinlatilmistir. Giris kapisi mermer yuvarlak kemerli olup, üzerinde disa çikintili kitabe yeri bulunmaktadir. Kapinin her iki yaninda yuvarlak kemerli, demir sebekeli birer penceresi vardir.
Caminin yanindaki minaresi, kare kaide üzerine silmeli, yuvarlak gövdeli ve tek serefelidir. Yanindaki çesme de 1927 yilinda buraya eklenmistir.


Çekek Camisi (Merkez)

Giresun sehir merkezindeki Çekek Camisi giris kapisi üzerindeki kitabesinden ögrenildigine göre Sari Alemdarzade isimli bir kisi tarafindan 1884'de yaptirilmistir.


Soguksu Camisi (Merkez)

Giresun Soguksu Camisi, giris kapisi üzerindeki kitabesinden ögrenildigine göre Müslim isimli bir kisi tarafindan yaptirilmistir. Ancak kitabede tarih bulunmadigindan, vakif kayitlarinda da cami ile ilgili bir belgeye rastlanmadigindan yapim tarihi kesinlik kazanamamistir.

Giresun Kaymakami Mahmut Rüstü Bey 1896 yilinda camiyi genisleterek yeniden yaptirmistir.


Seyh Keramettin Camisi (Merkez)

Giresun'da bulunan Seyh Keramettin Camisi'ni Seyh Keramettin isimli bir kisi tarafindan yaptirildigi bazi kaynaklardan ögrenilmistir. Bu konuda yeterli bilgi ve kitabesi de bulunmadigindan ne zaman yapildigi konusunda yeterli bir bilgi edinilememistir. Zamanla harap olan bu camiyi Sari Alemdarzade Izzet 1900 yilinda yeniden yaptirmistir.


Fahreddin Behramsah Camisi (Sebinkarahisar)

Giresun, Sebinkarahisar ilçesinde Avutmus Mahallesi'nde bulunan bu camiyi XII.yüzyilini sonunda veya XIII. Yüzyilin basinda Mengücekoglu Sehramsah adina oglu Muzafferüddin Mehmet yaptirmistir.

Caminin kitabesi günümüze gelememistir. Kareye yakin kubbeli bir yapidir. Çesitli dönemlerde yapilan onarimlarla özelligini bütünüyle yitirmistir. Cami ile birlikte yapilan dergah da yikilmis, günümüze hiç bir izi gelememistir.


Tas Mescit (Sebinkarahisar)

Giresun Sebinkarahisar Kalesinin bati yamacinda bulunan bu mescidi Eretnaogullarindan Melik Ahmet 1352 yilinda yaptirmistir.

Düzgün ve moloz tastan kareye yakin planli olan bu mescit yikilmis ve duvar kalintilari ile minaresi günümüze gelebilmistir.


Fatih Camisi (Sebinkarahisar)

Giresun Sebinkarahisar ilçesindeki bu camiyi Fatih Sultan Mehmet, Trabzon seferi sirasinda yaptirmistir. Bu duruma göre cami XV.yüzyilin sonlarina dogru yapilmistir. Ilk yapilisinda ahsap olan cami iki kez yanmis ve yenilenmistir. Kitabeleri olmadigindan yandiktan sonra yeniden yapilisi ve banisi ile ilgili bilgiler karanlikta kalmistir.

XIX.yüzyilin sonlarinda yeniden kesme tastan yapilmistir. Dikdörtgen planli ibadet mekaninin üzeri alti kubbe ile örtülmüs ve böylece Osmanli mimarisindeki ulu cami plan tipi burada uygulamistir. Erzincan depremi sirasinda büyük zarar görmüs ve yeniden onarilmistir


Kursunlu Cami (Sebinkarahisar)

Giresun Sebinkarahisar ilçesinde Tas Mahalle'de bulunan Kursunlu Caminin kitabesi bulunmamaktadir. Bununla beraber vakif kayitlarindan 1587'de yaptirildigi ögrenilmistir. Banisinin ise kim oldugu bilinmemektedir.

Kareye yakin dikdörtgen planli cami kesme ve moloz tastan yapilmistir. Yapiminda yer yer de ahsap malzemeden yararlanilmistir. Zamanla harap olan cami 1968 yilinda onarilmistir.

Giresun Türbeleri


Seyyid Vakkas Türbesi (Merkez)

Giresun Kapukahve Mahallesi'nde bulunan Seyyid Vakkas Türbesi, Fatih Sultan Mehmet zamaninda Giresun'un alinmasinda yararliliklari görülen ve burada sehit düsen Uç Beyi Seyyid Vakkas'a aittir. Seyyid Vakkas Fatih Sultan Mehmet döneminde XV.yüzyilda yasamis olmasina ragmen türbesi XIX.yüzyilda yapilmistir.
Türbe kesme tastan olup, sekizgen planin üzeri üzeri kubbe ile örtülüdür. Türbenin her cephesinde yuvarlak kemerli birer penceresi bulunmaktadir.
Genis bir bahçe içerisinde bulunan Seyyit Vakkas Türbesi XX. yüzyilda onarilmis ve bugünkü durumuna getirilmis ve orijinalliginden kismen de olsa uzaklasmistir.


Yarbay Topal Osman Mezari (Merkez)

Giresun Kalesinin en yüksek yerinde Yarbay Topal Osman'in mezari ve aniti bulunmaktadir. Yarbay Topal Osman Balkan Savasi'nda, I. Dünya Savasi'nda ve Kurtulus Savasi sirasinda yararliliklari görülmüs bir askerdir. Balkan Savasi sirasinda dizkapagi parçalanmis ve bu nedenle Topal Osman denilmistir.

Giresun Alayi Komutani Yarbay Topal Osman'in aniti mermerden yapilmistir. Kare bir kaide üzerindeki mermer parmaklikli alanin ortasinda dikdörtgen planli bir anittir. Bunun çevresinde mermiler siralanmistir. Mezari üzerinde; “Balkan Savasinda Çorlu'da sakat kaldigi, I.Dünya Savasi'nda Ruslarla, Ermenilerle ve Pontuslularla savastigi, Sakarya Savasi'nda Izmir'e kadar alay komutani olarak çalistigi, yarbayliga terfi ettigi, dogum ve ölüm tarihleri 1299-1339 (1881-1920)” yazilidir.

Giresun Hamamlari


Kursunlu Hamami (Sebinkarahisar)

Giresun Sebinkarahisar Kursunlu Camisi'ne vakif olarak Mutasarrif Topal Mehmet Pasa tarafindan 1652 yilinda yaptirilmistir. Hamam çesitli tarihlerde onarilmistir.

Moloz tastan yapilan hamam soyunmalik, sicaklik ve halvet bölümlerinden meydana gelmistir. Hamam 1942 yilina kadar özgün onumunu koruyabilmistir. Sonraki dönemlerde yanina Kursunlu Çesme yapilmistir.

Hamam günümüzde harap bir durumdadir.

__________________

Giresun Kaleleri


Giresun Kalesi (Merkez)

Giresun'u ikiye bölen yarim adanin en yüksek yerinde, sehre hakim volkanik kayalik üzerindeki Giresun Kalesi'nin ne zaman yapildigi konusunda bilgiler yeterli degildir. Bununla beraber kaynaklar M.Ö II.yüzyilda Pontus Krali I. Farnakes tarafindan yapildigi noktasinda birlesmislerdir. Bizans döneminde denizden 100 m. yükseklikte bulunan kale içerisinde yaygin bir yerlesim olmustur. Bu yüzden de buraya kale-sehir sözcügü de yakistirilmistir.

Giresun Kalesi iç ve dis kale olarak iki bölümden meydana gelmistir. Kesme ve moloz tastan yapilan kalenin, özellikle surlarin tabanlarinda dikdörtgen büyük blok taslardan yararlanilmistir. Bu taslarin büyük bir kismi Roma Çagina ait iri rektangonal dizilerdir. Surlarin büyük bir bölümü yok olmasina karsilik iç kale surlari ile kuzey ve kuzeydogu surlari iyi bir durumda günümüze gelebilmistir. Bugün 500 m.lik parke bir yolla ulasilan kalenin sur duvarlari, iç kaledeki Pontus Trali I. Farnakes'in saray kalintilari, mabet alanlari ve kayalara oyulmus magaralarin kalintilari görülebilmektedir.

Aristotles, “Neofitos” (Giresun Eyaleti) isimli eserinde bu kaleden; yüksek duvarli, savunmasi iyi, alinmasi güç bir kale olarak tanimlamistir.

Kale duvarlari güneybatidan baslayarak kenti çevrelemekte ve kuzeydoguya uzanmaktadir. Büyük kaba taslardan örülmüs surlarin bir bölümü günümüze iyi bir durumda gelmesine ragmen yine de yikik bir durumdadir.

Neofitos kalenin batisindaki kayalarda küçük bir at kabartmasi görmüstür. Bu kabartmanin oldugu yerde Ayios Ilyos'un gömülü bulundugu söylenmektedir. Daha asagidaki kayada görülen Bizans yazisindan, burada küçük bir kilisenin bulundugu anlasilmaktadir. Kalenin kuzeyinde ise oldukça büyük magara siginaklari yapilmistir. Bu siginaklarda Pontuslular savas zamanlarinda kolayca barinmislardir.

Kurtulus Savasi'nda büyük yararliliklari görülen Yarbay Topal Osman'in mezari kalenin altinda liman kisminda bulunmaktadir. Burada eskiden siginak olarak kullanilan büyük magaralar vardir.

Osmanli döneminde kale içerisinde bir yerlesim oldugu, XV-XVI. yüzyillara ait Trabzon Sancagi tahrir defterlerinden ögrenilmektedir. Ayrica Giresun Kalesi denizi kontrol altinda tutmasinin yani sira burada gemiler de tamir edilirdi. XVI.yüzyilda Kaleyi Dizdar Kalkandelenli Yusuf Bey'in komutasinda otuz muhafizla korunuyordu.

Giresun Kalesinde yasayanlarin dini gereksinimini karsilamak için Dildarzade'nin esi Emetullah Hanim l830 yilinda ahsap bir cami yaptirmistir. Bu cami Mahmutzade Elhaç Mustafa tarafindan l914 yilinda yeniden yapilmistir.


Andoz Kalesi (Espiye)

Giresun Espiye ilçesinde bulunan Andoz Kalesi ilçe merkezinden 3 km. batida Yaglidere kiyisindadir. Kalenin ne zaman yapildigi kesinlik kazanamamakla beraber Roma döneminde yapildigi mimari yapisindan anlasilmaktadir.

Büyük blok taslardan yapilan kale surlari ile burçlari günümüze iyi bir durumda gelebilmistir.


Sebinkarahisar Kalesi (Sebinkarahisar)

Giresun Sebinkarahisar ilçesinde bulunan kale günümüze çok harap ve yikik bir durumda gelebilmistir. Kalenin bulundugu alan ve çevresi bir Bizans yazitindan ögrenildigine göre Ortaçag Koloneia yerlesim yerinin bulundugu yerde kurulmustur. Bizans tarihçilerinden Procopios, buradaki yerlesim ile kalenin Pompeius tarafindan kuruldugunu belirtmistir.

Yörede arastirma yapan Cumont kalenin en eski bölümü olarak batidaki sekiz köseli küçük kuleyi göstermistir. VI.yüzyilda Iustinianus, Mengüçogullarindan Behramsah 1201'de bu kaleyi onarmislar ve daha da genisletmislerdir.

Kale iç ve dis kale olmak üzere iki ayri bölümden meydana gelmistir. Blok ve moloz tastan yapilmis olan kale dört katli idi ve dis kale iki, iç kale de tek kapili idi.

Evliya Çelebi bu kale ile ilgili bazi bilgiler vermistir:
“Yüksek bir dagin tepesinde yedi köseli bir kaledir. Ilk bakista direksiz ve serensiz bir gemi gibi görünüyor. Yedi tarafindan da duvarlarin yükseldigi yüksekligi yedi ziradir. Yetmis burç, yüz bedendir. Çevresi 3.600 adimdir. Dört yaninda cehennem kuyusu gibi dereleri oldugundan hendegi yoktur. Üç kat, saglam demir kapilari vardir.”

Iç kalede kale komutaninin yaptirmis oldugu bir cami bulunuyordu.


Merkez Kalesi (Saint Jean Kalesi) (Tirebolu)

Giresun Tirebolu ilçe merkezinde, denize uzanan küçük bir tepe üzerinde bulunan kale günümüze iyi bir durumda gelmistir.Yapim tarihi kesinlik kazanamamakla beraber Roma döneminde yapildigi, Bizans döneminde de kullanildigi sanilmaktadir.

Bugün ilçe merkezinden 120 basamakla çikilan kalenin muntazam tas isçiliginin yani sira küçük yapisindan bunun bir karakol kalesi oldugu anlasilmaktadir.






Bedrama Kalesi (Bodrum Kalesi) (Tirebolu)


Giresun, Tirebolu ilçesinden yaklasik 8 km. güneydoguda Harsit Çayi vadisinin dogusunda bulunan Bedrama Kalesi de küçük ölçüde bir karakol veya ileri gözetleme kalesidir. Kalenin bulundugu yer son derece dik, ulasilmasi çok zordur. Ne zaman ve kimin tarafindan yapildigi kesinlik kazanamamakla beraber Roma döneminde yapildigi ve Pontuslular tarafindan da kullanildigi sanilmaktadir.

Kale günümüze yikik durumda gelmis olmasina ragmen ana hatlari ile planini belli etmektedir. Oldukça iri blok ve moloz taslardan yapilmistir. Kenarlarinda burçlara ait kalintilar dikkati çekmektedir.


Aya Vasil (Koralla Kalesi) (Eynesil)

Giresun Eynesil ilçesinde bulunan Aya Vasil (Koralla) Kalesi günümüze harap ve yikinti halinde gelmistir. Kalenin Orta Çagdan kaldigi sanilmaktadir.

Moloz ve kesme tastan yapildigi temel kalintilari ile çevreye yayilmis kalintilardan anlasilmaktadir. Kale ile ilgili olarak kaynaklarda yeterli bir bilgi bulunmamaktadir. __________________

Giresun Kilise ve Manastirlari


Kilise (Merkez)

Giresun Çinarlar Mahallesi'nde Sokak basinda buluna bu kilisenin ismi tespit edilememistir. Kitabesi de günümüze gelememistir. Ancak yapi seklinden XVIII. Yüzyilin ikinci yarisinda veya XIX.yüzyilin baslarinda yapilmis bir Rum kilisesidir. Eski isminin Gogora Kilisesi oldugu söylenirse de bu isim kesinlesmemistir.

Kilise düzgün kesme tastan kirma çatilidir. Bazilika planli ve dikdörtgen planlidir. Iç mekan üç nefe ayrilmistir. Apsidin önündeki bölüm yuvarlak kasnakli pencereli ve aydinlik fenerli, kubbelidir. Pencere ve kapilarinda barok üslubun izleri görülmektedir

Lozan Antlasmasindan sonra Rumlarin sehri terk etmesinden sonra kilise kendi halinde kalmistir. Günümüzde müze olarak kullanilmaktadir.

Kilise (Merkez)

Giresun merkezindeki diger kilise de XVIII.yüzyil veya XIX.yüzyilin baslarinda yapilmis bir Rum Kilisesidir.
Bazilika planli olan kilise üç neflidir. Üzeri kirma çati ile örtülmüstür. Kesme tastan yapilan kilisenin pencereleri Gotik üslubu yansitacak biçimde sivri kemerli ince ve uzundur. Kilisenin girisi ikisi duvara dayali ikisi de cephede yuvarlak kemerli, kirma çatili baldakin tarzindadir. Ibadet mekani uzun kenarlarda iki sira halinde sivri kemerli pencerelerle aydinlatilmistir.
Lozan Antlasmasi'ndan sonra Rumlarin buradan ayrilmasindan sonra kilise kendi haline terkedirlmistir. Günümüzde Kültür ve Turizm Bakanligi yönetiminde Çocuk Kütüphanesi olarak kullanilmaktadir.


Hz. Meryem Kilisesi (Meryemana Kilisesi) (Merkez)

Giresun Eski Lonca Yolu üzerinde bulunan Hz. Meryem Kilisesinin Hiristiyanligin bölgede yayilmaya basladigi dönemde yapildigi sanilmaktadir.

Kilisenin bulundugu yerde, kaya üzerinde bir kaya mabedi bulunuyordu. Panaia ve Surp Sarkis isimli bu mabedin üç katli oldugu söylenmektedir. Kilisenin yaninda bulunan ve kilise ile baglantili yapilar bir bakima hastane görevini üstlenmisti. Bu hastaneye çevre yerlesimlerden de hastalarin geldigi kaynaklardan ögrenilmistir.


Gebe Kilisesi (Espiye)

Giresun Espiye ilçesi, Çaglayan Köyü'nde bulunan Gebe Kilisesi'nin ne zaman yapildigi konusunda yeterli bilgi bulunmamaktadir. Pontus Rum Imparatorlugu zamaninda yapildigi sanilmaktadir. Günümüze son derece harap ve yikinti halinde gelmis olmasindan ötürü mimari yapisi ile ilgili bilgi edinilememektedir.

Kalintilarina dayanilarak moloz tastan duvarlari, kesme tastan da zemin duvarlari oldugu anlasilmaktadir.


Hz.Meryem Manastir Kilisesi (Meryemana Manastiri) (Sebinkarahisar)

Giresun Sebinkarahisar ilçesinin 13 km. dogusunda bulunan Kayadibi Köyü'ndeki Meryemana Manastiri kayalara oyulmus bir manastirdir. Manastir 4 katli ve 32 odadan meydana gelmis bir yapi toplulugudur.

Moloz ve kesme taslar da kayalardan arta kalan yerlerde kullanilmistir. Manastirin Trabzon Rum Imparatorlugu zamanindan kaldigi sanilmaktadir. Bununla beraber kitabesi günümüze ulasamamis, kaynaklarda da onunla ilgili yeterli bir bilgiye rastlanmamistir. Yalnizca küçük bir sapel seklindeki kilisesinin duvarlarinda Incil'den alinma sahneleri içeren freskler bulunmaktadir. __________________
Giresun Bedestenleri


Sebinkarahisar Bedesteni (Sebinkarahisar)

Giresun Sebinkarahisar ilçesinde Orta Mahalle'de XVII.yüzyilda Taban Ahmet Pasa'nin yaptirdigi bedesten 1939 depreminde yikilmistir.

Yakin tarihlere kadar bedestenin duvar kalintilari gelebilmis, ancak günümüzde bedestenden herhangi bir iz kalmamistir. __________________

Giresun Çesmeleri


Giresun Sebinkarahisar ilçesinde Pertevniyal Valide Sultan üç çesme yaptirmistir. Bu çesmelerden biri kitabeli olup Suboyu (Bige) Köyünde bulunmaktadir. Diger çesmeler Karaköy yolu üzerinde olup kitabeleri günümüze gelememistir.

Ayrica Giresun il merkezinde Esref Bey Çesmesi, Fatma Hanim Çesmesi Muhtar Bey Çesmesi ve Yüzbasisuyu Çesmesi bulunmaktadir. __________________
Giresun Müzeleri


Giresun Müzesi (Merkez)

Giresun Müzesi XVIII.yüzyilin ortalarinda Ortadoks kilisesi olarak yapilan ve 1923 yilina kadar kilise islevini sürdüren yapida bulunmaktadir. Bu kilise 1948-1967 yillarinda cezaevi olarak kullanilmis, 1982 yilinda Kültür Bakanligi'na devredilmis, restore edilerek 1988 yilinda müze olarak ziyarete açilmistir.

Müzede Giresun yöresinde bulunan Eski Tunç Çagi, Hitit, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanli dönemlerine ait çesitli eserler sergilenmektedir. Bunlarin arasinda pismis toprak, maden, mermer, heykel, mimari parçalar ve çesitli sikkeler bulunmaktadir. Giresun yöresindeki etnografik malzemeler de bu eserleri tamamlamaktadir.

Müzenin bahçesinde çesitli büyüklüklerde mimari parçalar ve tas eserler sergilenmistir. Ayrica kilisenin kuzeyindeki üç katli papaz evi de teshir salonu olarak kullanilmaktadir.


Sokakbasi Giresun
Tel: (0454) 212 13 22
Faks: (0454) 212 17 61


Atatürk Evi Müzesi (Sebinkarahisar)

Atatürk'ün 12 Eylül 1924'te Sebinkarahisar'a gelip kaldigi ev, Sebinkarahisar Belediyesi tarafindan Atatürk Müzesi'ne dönüstürülmüstür.

Müzede Atatürk'ün Sebinkarahisar'da kaldigi sürede kullandigi ev esyalari sergilenmektedir. Atatürk'ün ve yaverinin kaldigi odadaki yataklar, çalisma masasi, koltuk ve sandalyeler, kanepeler, piyano o günkü hali ile sergilenmistir. Ayrica müzede yöresel etnografik eserler de bulunmaktadir.

Sebinkarahisar Belediyesi Zabita Noktasi
Tel-Faks: (0454) 711 40 05

 
Ana sayfa | Hakkımızda